|
|
-
Mikrositik Anemilerin
Sınıflanması
-
Demir eksikliği anemisinde
laboratuvar bulguları
-
Thalassemia minor’da (Th minor)
laboratuvar bulguları
-
Kronik hastalık (kronik
inflamasyon=yangı) anemisinde laboratuvar bulguları
-
Sideroblastik anemilerde
laboratuvar bulguları
Tanım:
MCV düşük (<80 fL), MCH düşük (<27 pg), MCHC genellikle normaldir.
(31-35 g/dL). Ancak ağır demir eksikliği anemisinde (DEA) MCHC normalin
altında (<31 g/dL) bulunabilir.
Fizyopatoloji:
Mikrositik anemiler hemoglobin (Hb) yapımı bozukluklarına bağlıdır. Hb
molekülünün iki bölümden oluştuğunu anımsayalım: HEM ve GLOBİN. HEM, iki
değerli DEMİR (Fe++) içeren bir PROTOPORFİRİN
HALKASI’dır. GLOBİN iki çift peptid zincirinden oluşan bir proteindir
(Şekil 1).
Kemik iliğindeki kırmızı dizinin en genç hücresi olan proeritroblast
elektron mikroskobu ile incelendiğinde; sitoplazmada endoplazmik
retikulum ve poliribozomlar (RNA), bol sayıda mitokondri ve ferritin
(depo demiri) molekülleri dikkati çeker.
Protoporfirin halkası
mitokondrilerde yapılır. Ferritinden ayrılan demir mitokondrilere
geçerek halkanın içine girer. Böylece HEM oluşmuş olur.
Daha sonra, polikromatofil eritroblast evresinde, poliribozomlarda
GLOBİN’in peptid zincirleri sentez edilir. Αlfa (α) zincirleri 141,
beta (ß) zincirleri 146 aminoasitten oluşur. Sonunda iki α ve iki
ß zinciri dört hem grubu ile birleşerek erişkin Hb’inini (Hb
A) meydana getirir. Fetal hemoglobin (Hb F) iki α ve iki γ,
Hb A2 ise 2 α ve 2 δ zincirinden oluşur.

Şekil 1.
Hemoglobinin (Hb) yapısı ve Hb yapımı bozukluğuna bağlı mikrositik
anemiler.
Mikrositik
Anemilerin Sınıflanması:
-
Demir eksikliğine bağlı anemiler.
Hb yapımı için gereken demir azalmıştır.
-
Thalassemia’lar (Th)
ve diğer bazı hemoglobinopatiler. Globin sentezi
bozukluğuna bağlıdır. Genellikle α ve ß Th taşıyıcılarında(Thalassemia
minor) görülür. Ülkemizde, özellikle ß-Th minor sıklığı %
2 dolaylarındadır ve demir eksikliği anemisinin ayırıcı tanısında
büyük önem taşır.
-
Kronik hastalık (kronik inflamasyon=kronik yangı)
anemileri:
Genelde normokromik normositik olan bu anemi grubu bazen mikrositik
olabilir. Burada işlevsel bir demir eksikliği söz konusudur. Demir,
organizmada var olduğu halde, makrofajlardan eritroblastlara
verilemediği için Hb sentezinde kullanılamaz.
-
Sideroblastik anemiler
(seyrek) ve kurşun zehirlenmesi (seyrek). Burada bozukluk
hem sentezini ilgilendirir. Var olan demir protoporfirin
halkasının içine yerleşemez.
Özetle;
pratikte hekim en sık şu üç grup mikrositik anemi ile karşılaşır.
Sıklık sırasına göre: 1) Demir eksikliği anemisi (DEA), 2)
Thalassemia minor, 3) Kronik hastalık (kronik inflamasyon) anemisi.
Seyrek olmayarak
demir eksikliği
anemisi,
kronik inflamasyon anemisi ya da thalassemia taşıyıcılığı ile birlikte
olabilir. Bu bakımdan hekim bu üç mikrositik aneminin ayırıcı tanısını
çok iyi bilmelidir.
Demir eksikliği
anemisinde laboratuvar bulguları:

Resim 1.
Ağır demir eksikliği anemisinde çevre kanı bulguları.
Kan sayımı sonucu: Lökosit
sayısı 13.14 K/
µL
, eritrosit sayısı 4.30 M/µL,
hemoglobin 7.6 g/dL, MCV 70 fL, MCH 17.7 pg, MCHC 25.2, RDW % 32.9.
-
MCV ve MCH
düşüklüğü yanında RDW artmıştır (anizositoz). Çevre kanı
yaymalarında eritrositler normalden küçüktür (mikrositoz).
Ortalarındaki soluk alan genişlemiştir (hipokromi). Yaymalarda
değişik derecede anizositoz ve poikilositoz saptanır. Az sayıda
hedef hücreleri ve eliptositler görülebilir (Resim 1.) Eliptositlerin ince
uzun, kalem ya da sigar biçiminde olmaları demir eksikliği anemisine
özgüdür (kalem hücreleri). (Mini
Hematoloji Atlası No 15A)
-
Lökosit sayısı
genellikle normaldir. Az sayıda olguda hafif lökopeni olabilir.
Kronik kan kaybına bağlı demir eksikliği anemisine, ya da kanamakta
olan bir hastada trombositoz saptanabilir. Retikülosit sayısı normal
ya da azalmıştır.
-
Kan (serum)
demiri (sideremi) düşüktür. Total demir bağlama kapasitesi (TDBK),
bir diğer deyişle transferrin düzeyi artmıştır (Şekil 2).
Dolayısıyla transferrin satürasyonu (doyma yüzdesi) düşük bulunur
(Tablo 1). (Not: gebelikte, demir eksikliği anemisi gelişmediği
halde, TDBK artabilir).
-
Vücut depo
demirini yansıtan serum/plazma ferritin düzeyi düşüktür (Tablo 2).
15 ng/mL’nin altı kesin tanı koydurtucudur. Demir depolarının
boşalmış olduğunu gösterir. (Not: Ferritin gebelikte, demir
eksikliği anemisi olmasa da, demir depolarının bebek tarafından
kullanımına bağlı olarak düşük çıkabilir). Demir eksikliği anemisi
ve gebelik dışında, ferritin azalmasına çok seyrek olarak rastlanır
(C vitamini eksikliği ve miksödem).
-
Hekim ferritin
düzeyini yükselten durumları da çok iyi bilmelidir. Çünkü, demir
eksikliği anemisi ile bu tür hastalıkların birlikteliğinde, ferritin
düşüklüğü maskelenerek düzey normal çıkabilir. Ferritin bir akut faz
reaktanı (proteini)’dir. İnfeksiyonlar, inflamatuvar (yangısal) ve
otoimmün hastalıklar, kanser (doğrudan hastalığa ya da kemoterapiye
bağlı olarak), hemosideroz ve hemokromatoz gibi demir birikimi
hastalıkları, karaciğer parenkimi (hepatitler) ve diğer organ
nekrozlarında ferritin düzeyi yükselir. Örn. erişkin Still
hastalığında son derece yüksek ferritin değerleri (10,000 ng/mL
gibi!) saptanabilir.
-
Kemik iliğinde
Prusya mavisi reaksiyonu ile sideroblast saptanamaz ve makrofajlarda
demir (hemosiderin) varlığı gösterilemez. Eskiden bu bulgu demir
eksikliğinin “altın standardı” olarak kabul edilirdi. Günümüzde
kemik iliği incelemesine başvurmadan kesin tanıya ulaşabiliyoruz.
-
Demir
eksikliği anemisinde serumda solübl (çözülebilir) transferrin
reseptörü düzeyi (sTfR) yükselmiştir. TfR, organizmada, başta
eritroblastlar olmak üzere birçok hücrenin yüzeyinde bulunan ve
demir taşıyan transferrin’in bağlandığı reseptörlerdir. Serum sTfR
düzeyinin ölçümü daha çok demir eksikliği anemisi ile demir
eksikliği anemisi & Kronik inflamasyon anemisi birlikteliğinin
ayırıcı tanısında yararlı olur (aşağıya bkz. Kronik hastalık
(inflamasyon) anemisi: TfR/log ferritin indeksi).
-
Retikülosit Hb içeriği
(ing. reticulocyte hemoglobin content, CHr). Bazı yeni model
elektronik kan sayımı aygıtları (örn Bayer Advia), retikülositlerin
Hb içeriğini (CHr) de ölçebilmektedir. CHr düşüklüğü, özellikle
çocuklarda erken demir eksikliği eritropoezinin bir göstergesi
olarak değerli bulunmuştur. Yüksek MCV (>100 fL) durumlarında ve
thalassemialarda testin tanı değeri oldukça sınırlıdır. Kronik
diyaliz hastalarında eritropoetin tedavisinin izleminde yararlı
olduğu bildirilmiştir.

Tablo 1.
Çeşitli durumlarda kan demiri, total demir bağlama kapasitesi (TDBK) ve
transferrin satürasyonunun (transferrine bağlı serum demirinin)
karşılaştırılması.
Demir eksikliği anemisi gelişiminin farklı evreleri vardır. Bu evrelere
göre laboratuvar bulguları değişir (Tablo 2). Her şeyden önce
vücut depo demiri eksikliği ile demir eksikliğine bağlı aneminin farklı
kavramlar olduğunun altını çizmemiz gerekir. Henüz anemi
gelişmeden, salt demir eksikliğinin tek laboratuvar bulgusu serum
ferritin düzeyinin düşmeye başlamasıdır. Bu sırada henüz belirgin bir
kan demiri düşüklüğü, transferrin satürasyonunda azalma ve anemi yoktur.
Demir deposu giderek boşaldıkça, sonunda ağır demir eksikliğine bağlı
ciddi bir aneminin laboratuvar bulguları ortaya çıkar (Tablo 2).
|
|
Normal |
Anemisiz Demir Eksikliği |
Hafif Anemili Demir Eksikliği |
Ağır Demir Eksikliği Anemisi |
|
Serum Demiri (µg/dL) |
60-150 |
60-150 |
<60 |
<40 |
|
Total Demir Bağlama Kapasitesi (µg/dL) |
300-360 |
300-390 |
350-400 |
>410 |
|
Transferrin Saturasyonu (%) |
20-50 |
30 |
<15 |
<10 |
|
Hemoglobin (g/dL)
|
Normal |
Normal |
9-12 |
6-7 |
|
Plazma/ serum Ferritini (ng/mL) |
40-200 |
<40 |
<20 |
<10 |
|
Eritrosit Morfolojisi
|
Normal |
Normal |
Normal veya
hafif hipokromi |
Hipokromi ve mikrositoz |
Tablo 2.
Demir eksikliği anemisinin gelişim evreleri. Patolojik değerler koyu
olarak belirtilmiştir. (UpToDate 15.3, 2007’den kısaltılarak ve
değiştirilerek).
Thalassemia minor’da (Th minor)
laboratuvar bulguları:
ß-ve α-Th’nın heterozigot durumları, mikrositoz nedeniyle Demir
eksikliği anemisi ile ayırıcı tanıya girer. Ülkemiz genelinde α-Th
taşıyıcılığı seyrek, ß-Th taşıyıcılığı ise % 2’nin biraz üzerindedir.
Bazı bölgelerimizde (Trakya, Ege, Çukurova, Güney Anadolu) ve Kuzey
Kıbrıs’da bu oran çok daha yüksektir. İki ß-Th taşıyıcısının
birleşmesinden % 25 olasılıkla hasta bir çocuk (ß-Th major)
dünyaya gelir.
-
Eritrosit sayısı
normal ya da normalin üzerindedir. Buna karşılık Hb ve Hct değerleri
biraz düşüktür. Mikrositoz çok belirgindir. Ne var ki, demir
eksikliği anemisindeki kadar belirgin bir anizositoz mikrositoza
eşlik etmez (düzgün mikrositoz). Alyuvarların % 90’ında, dikkatle
arandığında, bazofilik noktalanma görülür. Az sayıda hedef
hücreleri, ve gözyaşı damlası biçiminde eliptositler bulunabilir.
-
Demir eksikliği
eklenmediği sürece, serum demiri, TDBK ve serum/plazma ferritin
düzeyleri normaldir.
-
Kesin tanı Hb A2
ölçümü ile konur (hemoglobin elektroforezi, sıvı kromatografisi).
İkinci yöntem (HPLC) yeğlenmelidir. Hb A2 ß-Th minor’da
artmış, demir eksikliğinde ve sideroblastik anemilerde normal ya da
azalmıştır (Normal değer: <% 3.5). Yaklaşık % 5 olguda kişi ß-Th
taşıyıcısı olduğu halde, Hb A2 yükselmemiş bulunur.
Molekül düzeyinde yapılacak incelemelerle tanı kesinleşir.
-
Bazen demir
eksikliği ile ß-Th taşıyıcılığı bir arada olabilir.Bu durumda Hb A2
yükselmez. ß-Th minor tanısının konabilmesi için demir tedavisinden
sonra Hb A2 ölçümü yinelenmelidir.
-
α-Th
taşıyıcılarında Hb A2 düşüktür. Hafif α-Th
taşıyıcılarının tanısı için de moleküler inceleme yöntemleri
gerekir.
Kronik hastalık (kronik
inflamasyon=yangı) anemisinde laboratuvar bulguları:
Fizyopatoloji.
Kronik infeksiyon, otoimmün hastalık (örn. romatoid artrit), kanser gibi
kronik inflamatuvar (yangısal) hastalıklarda, anemi genellikle
normositik olmakla birlikte, bazen mikrositik de olabilir. Eskiden “kronik
hastalık anemisi” olarak adlandırılan bu anemi grubuna, günümüzde
patogenezin aydınlanmasıyla artık “kronik inflamasyon (kronik yangı)
anemisi” denmektedir. Ayrıca, akut travma, akut ve kronik immün
aktivasyon, kronik kalp yetmezliği ve diabetes mellitus gibi durumlarda
da aneminin benzer mekanizmalarla gelişebileceği lehinde kanıtlar
vardır.
Anemi başlıca eritropoezde azalmaya bağlıdır (hipoproliferatif anemi).
Demir depolarının yeterli olmasına karşın, demir makrofajlarda
hapsolduğundan eritrosit yapımında kullanılamaz. Öte yandan; endojen
eritropoetin yapımı inhibisyona uğrayabildiği gibi, aneminin derecesine
göre iliğin eritropoetine yanıtı da göreceli olarak yetersiz kalır.
Ayrıca eritrosit yaşam süresinde de ilikte apoptoz ile açıklanmak
istenen hafif bir kısalma olduğu ileri sürülür.
Patogenezinde immün ya da inflamatuvar yanıtta rol alan sitokinler
(IL-6, IL-1ß, TNF-α, vd) sorumlu tutulur. Monosit-makrofajlardan salınan
IL-6, karaciğer hücrelerinde bir akut faz proteini olan hepsidin
yapımını ileri derecede artırır. Son yıllarda tanımlanan hepsidin
vücuttaki demir homeostazını negatif yönde düzenleyen adeta bir
hormondur. Hepsidin, bir yandan enterositlerden dolaşıma demir geçişini,
bir diğer deyişle, ince bağırsaklardan demir emilimini; diğer yandan
demir depolarındaki makrofajlardan demir salınımını azaltarak kanda
demir düzeyinin düşmesine (hiposideremi, hipoferremi) neden olur.
Hepsidin bu etkisini hücrelerden dışarıya demir çıkışını sağlayan
ferroportin üzerinden yürütür.
-
Daha önce
belirttiğimiz gibi, anemi genellikle normositiktir. Mikrositik
olduğunda demir eksikliği anemisi ile ayırıcı tanı sorunu doğar.
Aneminin ağırlık derecesi değişkendir. Genellikle hafif, % 20 kadar
olguda ise orta derecededir (Hb <8 g/dl). Mutlak retikülosit sayısı
azalmıştır.
-
Kan demiri
düşüktür. Ancak, demir eksikliği anemisinin aksine, TDBK de düşüktür
(Tablo 1 ve 3). Transferrin satürasyonu genellikle normal
sınırlardadır. Ancak % 20 olguda transferrin doyma oranı düşük
bulunabilir.
-
Serum/plazma
ferritin düzeyi normal ya da artmıştır (Tablo 3).
-
Kronik
inflamasyon anemisine demir eksikliği anemisinin eklendiği
durumlarda (örn. romatoid artritli bir hastada antiinflamatuvar
ilaçlara bağlı gastrointestinal kan kaybı), demir eksikliği
anemisinde düşük olması beklenen ferritin normal bulunabilecektir.
Aynı şekilde, demir eksikliği anemisinde artmış olması beklenen TDBK
normal, hatta düşük çıkabilecektir. Bu tür durumlarda ayırım için,
sTfR/Ferritin indeksinin hesaplanması (sTfR/log ferritin)
önerilir. İndeksin 1.0 ve altında saptandığı değerler kronik
inflamasyon anemisini, 2.0 ve üzerindeki değerler ise demir
eksikliği anemisi ya da demir eksikliği anemisi & kronik inflamasyon
anemisini düşündürmelidir (Tablo 4).
-
Eritrosit
sedimentasyon hızı, CRP ve fibrinojen artışı ayırıcı tanıda kronik
inflamasyon (yangı) anemisini destekleyen bulgulardır. Birlikte
başka bir hastalık söz konusu değilse, demir eksikliği anemisinde,
diğer anemilerin aksine, sedimantasyon pek hızlanmaz.
-
Kemik iliğinde
Prusya mavisi reaksiyonu ile makrofajların demirle (hemosiderin)
dolu oldukları saptanır Buna karşılık sideroblastlar ya az
sayıdadır, ya da hiç yoktur.
|
|
Demir Eksikliği Anemisi |
β-Thalasemia Minor |
Kronik Hastalık Anemisi |
Sideroblastik Anemi |
|
Serum Demiri |
↓ |
N |
↓ |
↑ |
|
TDBK |
↑ |
N |
↓ |
N |
|
Serum Ferritini |
↓ |
N |
N-↑ |
N-↓ |
|
Hb A2 |
↓ |
↑ |
N |
↓ |
Tablo 3.
Mikrositik anemilerde ayırıcı tanı.
Sideroblastik anemilerde laboratuvar
bulguları:
Fizyopatoloji.
Seyrek karşılaşılan bu anemi grubunda bozukluk eritroblastlardaki hem
yapımındadır. Demir, eritroblastlara normal bir şekilde girmiş olduğu
halde, hem sentezinde kullanılamaz. Sideroblastik anemiler kalıtsal,
doğmalık ya da edinsel (idiyopatik, alkol ya da INH gibi ilaçlara bağlı)
olarak gelişebilir.
Kemik iliğindeki kırmızı dizi hiperplazisine karşın retikülosit sayısı
artmamıştır (inefektif=etkin olmayan eritropoez). İlikteki eritropoetik
etkinlik bağırsaklardan demir emilimini hızlandırdığından, bazı
olgularda zamanla karaciğer, pankreas, kalp ve deri gibi organlarda
demir birikimi sonucu hemokromatoza benzer bir klinik tablo gelişebilir
(hemosideroz).
-
Anemi hipokromik
mikrositiktir. Ancak kimi olgularda MCV normal, hatta biraz yüksek
bulunabilir. Kimi olgularda ise, çift eritrosit popülasyonu dikkati
çeker: normokromik normositik olanlar ve hipokromik mikrositik
olanlar.
-
Kan demiri
artmıştır. TDBK normal ya da azalmış bulunur. Transferrin
satürasyonu ve ferritin düzeyi artmıştır.
-
Kemik iliğinde
Prusya mavisi reaksiyonu ile gösterilen sideroblastların sayısı ve
içlerindeki mavi boyanan demir (ferritin) granüllerinin sayı ve
çapları artmıştır. Demir granüllerinin çekirdek çevresinde bir halka
oluşturmaları (halkalı sideroblast) tanı koydurtucu bir
bulgudur (bkz. Mini Hematoloji
Atlası, Resim No 16C). Bu patolojik sideroblastlarda demir
mitokondrilere oturmuştur. Oysa, normal sideroblastlarda demir
sitoplazmadadır ve az sayıda (1-3) küçük mavi granüller şeklinde
belirir.
Mikrositik anemilerde ayırıcı tanıya götürücü laboratuvar bulguları
Tablo 3’de özetlenmiştir.
|
|
Demir Eksikliği Anemisi |
Kronik İnflamasyon Anemisi |
DEA & Kronik İnflamasyon Anemisi |
|
Serum Demiri |
Düşük |
Düşük |
Düşük |
|
TDBK |
Artmış |
Düşük |
Normal /
Düşük |
|
Serum Ferritini |
Düşük |
Normal
/Artmış |
Normal |
|
sTfR / log Ferritin İndeksi |
Düşük (<1) |
Yüksek (>2) |
Yüksek (>2) |
Tablo 4. Demir Eksikliği Anemisi (DEA), Kronik İnflamasyon Anemisi (KİA)
ve DEA&KİA birlikteliğinde sTfR / log ferritin oranı ile ayırıcı tanı.
|
|